Seni olduğun her halinle seviyorum.
Seni mutlu eden şeyleri
yapmanı seviyorum. Cam gibi parlayan gözlerinde mutluluğun ışıltısı çok
farklı bir şekilde can buluyor. İzliyorum seni derinden, gizlice.
Hayatındaki
koşuşturmaca keyiflendiriyor insanı. O koşuşturmaca arasında alınan
nefeslerde yanında olabilmenin kıymetini gün geçtikçe daha iyi
anlıyorum. Yalnız kalabilmenin değerini yaşıyorum sende. Yalnızlıktan
çıkıp yanıma geleceğini görüyorum gözlerinde. İnsanı şehre bağlayan
bütün zincirlere rağmen özgür kalabildiğin sürece benim hayatımsın bunu
biliyorum. Özgürlüğün aramızda değil, yanımızda olduğunu bilmek öylesine
bir güven ki. Her saniyemizde yaşıyorum bunu.
Çocukça bir
muzurlukla dalga geçiyorsun hayatla ve kendinle. Mutlu olmanın yolunu
böyle bulmuşsun, geçmişte kalmış bütün sinirler, tartışmalar, üzüntüler.
Kimse alamaz ruhunun çocukluğunu elinden. Seviyorsun bunu ve sevdiğin
şeyleri nasıl sahiplendiğini görüyorum neşeni korumaya çalıştıkça.
Bazen
bana baktığını farkediyorum. Dile getirmediğin sevgini görüyorum
gözlerinin ardında. Yanımda zamansız çekilmiş fotoğraflarına bakıyorum,
yine bana bakıyorsun, yine gözlerinde aynı bakış. Gözlerini
yakaladığımda gözlerinden kaçan ve küçük bir gülümsemeyle dudağında son
bulan o bakış... Gözlerinin, nefesinin ardında bir yerlerdeyim ben de,
biliyorum.
Günü yaşıyoruz sadece aslında ama yinede, buna rağmen,
yanında olabilmek çok güzel. Seni yaşamak, kocaman gülerken dudağının
kenarında erimek, bana baktığında gözbebeklerinde kaybolmak, ruhumun
parmaklarının ucunda anlam kazanması, seni devamlı yanımda istemem
derinlerde bir yerde gizli gizli yatarken; senin yanımda olmasanda orada
olduğunu bilmek, anılarımı olduğun yerde yaşatabilmen, seni tüketmeye
çalışan herşeye rağmen nefes aldığını bilmem ve bunların bana yetmesi
öyle garip geliyor ki. Daha önce hiç bu kadar uzak hissedip, bu kadar
yakın olmamıştım. Gerçekten, sevmeyi seninle öğreniyor olabilir miyim?
Orada
kalsan, hep orada olduğun gibi kalsan. Böyle o kadar güzelsin ki.
Olduğun gibi, kendin gibi öyle yaşanılası bir hayatsın ki. Yine baksan
bana, ben seni yakalayınca yine kaçırsan cam gözlerini, yanakların
kızarsa. Durumu toparlamaya çalışsan, muzur çocuğum olsan tekrar. Oyun
oynamaya kaçsan sonra. Hayat oyununa, koşuşturmacana devam etsen ve bana
arada nefesler bıraksan yine.
Keşke varolsan da günümüzü yaşayabilsek,
Keşke varolsan da içimdeki bomboş bir hayale seni anlatmasam,
Keşke varolsan da seni böyle sevebilsem,
Olduğun her halinle, değişmeni beklemeden, çocukça, masumca, özgürce...
Felis esi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder