1 Temmuz 2012 Pazar

Bir Bölüm

...

Uçsuz bucaksız uzanıyor Karadeniz gözlerimin önünde. Güneşin son ışıkları ısıtıyor bedenimi. Kimsenin bu saatte denize girmemesi garip geliyor. Denize dimdik uzanan kayalıklar, bembeyaz yüksek dalgalar öylesine görkemli görünüyorki. Beni izliyorsun.
Bakışını dalgalanan saçlarımda hissediyorum. Seni bakışlarınla başbaşa bırakıp buz gibi suya giriyorum. Burası sessiz, sen yoksun, geçmiş yok, gelecek yok... Sadece suyun kulağımda uğuldayan sesi var. Karadeniz bütün hücrelerimde. Sarıyor beni içten içe. İşte böyle sevebilmeyliyim birini. Her hücremle, her hücresini sarabilmeliyim. Teninin üstünde su gibi akabilmeliyim. Kısıtlamamalı hiçbir şey beni. Özgür kalmalıyım sevebilmek için.

Islak kumların üstüne, dalgaların arasına oturuyorum. Giden güneşi selamlıyorum. Nerdesin? Gözlerin kısık, düşünceli, ufka bakıyorsun bir yerlerde. Denize bakıyorum, Güneş solumda sen karşımdasın, orada ufukta. Deniz kokan esintiyle geziyor dudakların boynumda. Hayattan çalınmış dakikalar bunlar. Keşke orada olabilseydin rüzgarla... Ne farkeder ki aslında, başka ufuklara bakıyor olsan da güzelsin ve yanımdasın sen.

...

Sessiz bir ormanın içine sıkışmış bir seni seviyorumum ben, odun kokan duvarlar arasına sıkışıp kaldım...

Felis esi

1 yorum:

  1. Çok etkileyici ve akıcı yanlız imla hataları var onları düzelt.:)

    YanıtlaSil