Senin için, kendim için, yaşam için, inadına (desem de olmuyor, oturmuyor), doğasından döngü kıran...
| Kaz Dağları'nda Bir An - Diren |
Son.
Başlangıç:
Hep bir kramp hep bir belirsizlik mi?
İlişki:
Neydi ilişki denen?
Güven:
Kimdi, neydi güven duyulan?
Tercih:
Bir tercih miydi güven?
Tercih neydi?
Kayıp:
Bazen son, bazen başlangıç.
Sonuç:
Çekilen. Katlanılan. Genelde mutluluktan ziyade kavrukluk getiren bir döngü kırana…
Güç:
Döngüye devam etmek mi? İnancının, varlık sebebinin çiğnenmesini izlemek mi?
Döngü kıran:
İlk çıkıştan bana müsaade.
Yalnızlık.
Kaçış mı?
Hiç sanmam.
Yaşam:
Bütün bir acının içindeki mutluluk ışıltıları.
| Kaçkarlar'da Bir An - Kendin Olmak |
Ne denir? Nasıl yaşanır?
Kayıplarının ardından, ölüm hücrelerine işlemişken, yaşamın zorla o hücrelere
yeniden girmeye çalışması. Amaçlarının
bir anda değişmesi, değişmeye zorlanmak.
Bırakmışken isyanı, yavrunla gelen en gerçek sebeplerden biriyle yeniden
itilmek döngü kıranlığa… Bir lanet gibi… Hayatın senden hep bunu beklemesi…
İlahi adaletin sadece döngüleri kırmaya çalıştığında ucunu göstermesi.
Sahi neydi ilahi adalet?
Miras:
Babanın ruhuna bıraktığı ışıltılar.
Gece:
Işıltılarını kaybetmemeye çalışmak.
Yalnızlık.
Savaş;
Kendin olabilmek için.
Yelken;
Hani rüzgârla arkadaş olacaktık?
| Borçka Karagöl'de Bir An - Devam... |
Zorlama:
Döngüleri kırdırmak.
Hak:
Hakkın yok yerinde durmayı istemeye.
Çünkü miras.
Yas.
Ah.
Babacığım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder