17 Eylül 2013 Salı

Ve yine ' var olamayan' birilerine, birseylere... Kendinizden de bir parça bulabilmeniz dilegiyle...

Ben ölüyorum….

Aynı siz 'büyük' adamların bir zaman öldüğü gibi ben de ölüyorum...

Geçmişimdeki her şey ölüyor. Kendime dair inandığım her şeyi kaybediyorum. Yıllarca kendime tutunabildiğim için ruh sağlığımı koruyabildim. Artık kendime tutunamıyorum. Çünkü tutunacak bir ben kalmıyor yavaş yavaş.

Peki neden beni benden almaya çalışıyorsunuz? Neden beni değiştirmeye çalışıyorsunuz? Aklınızca bana hayatı, insanları, iş hayatını öğretmeye mi çalışıyorsunuz? Ama beni tanımıyorsunuz ki!  Takıntılarımı düzeltebileceğime inanıyorsunuz ama ben takıntılarım olmadan yaşamak istemiyorum. Bunu denedim daha önce, yaratıcılığım kayboluyor bunu yapınca. Kendime inancımı yitirmeme sebebiyet veriyor.

Yıllarca direndiğim şeylere artık direnemez oldum. Gücüm kalmadı. Ben, ben gibi olmazsam dayanamam. Şu an yaşadığım 'şey' ben değilim. Bu ben değilim. Birilerinin beni değiştirmesini istemiyorum. Ben kendimle mutluyum ya da değilim. Ben buyum. Böyle olmadan yaşayamıyorum. Ölüyorum…

"I can’t do what others may want….
Then I will have no home…"

Ne olur bana bunu yapmayın. Bana dokunmayın. İnandığım şeyleri ellemeyin. İncitmeyin. Kendimde tutunduğum şeyler var benim. Bunları elimden almayın. Ben böyle huzurluyum n’olur…

Başkalarının istediği gibi olamam. Tek gücüm böyle olmak… Yapamam, sizin istediğiniz gibi güçlü(!), daha doğrusu sizin tarzınızda güçlü(!) biri olamam.  İstemiyorum bunu… Ben böyle zaten güçlüyüm. Hem siz beni tanımıyorsunuz ki… Hiç bir zaman tanımadınız ki.

"Battles are fought by those with the courage to believe…"

Kendi cesaretinizi yok ettiğiniz gibi benimkini de elimden alıyorsunuz ve bunun farkında değilsiniz…

Beni tanıyamazsınız ki… Sadece göründüğümden ibaret değilim çünkü. Hep dengesiz biriydim ben, hiç dingin biri olmadım. Ama bütün yaratıcılığımı ruhsal dengesizliklerime borçluyum. Böyle iyiyim ben, ağlarım, yazarım, gülerim, kızarım, yine yazarım, yine gülerim. Benim döngüm bu, hep bu oldu zaten. 

Sizle çatışmaktan yoruldum. Bu görünen ben değilim. Yaşam sebeplerimi, köklerimi kimseyle tartışmaya açacak değilim artık. Hayatımda hiç böyle olmadım. Kendime inancımı hiç yitirmedim. Hiç hayalsiz kalmadım. Hayallerimi gerçekleştiremeyeceğime hiçbir zaman inandığım olmadı. Artık geleceğe dair bir inancım yok. Ümidim yok…

Dedim ya ölüyorum…
Ben, ben olmazsam ölüyorum.
Yapamam, başkalarının istediği gibi davranamam,
Onu bunu idare etmek için karakterimden ödün veremem,
Sevmediğim adama seviyormuşum gibi davranamam,
İstemediğim ortamda duramam, istemediğim adamla zorla muhabbet edemem,
Bir şey artık kabak tadı verdiyse orda duramam,
Risk almadan yaşayamam,
Sıkılıyorsam gitmek isterim, kalamam.

Seçimlerimden hiçbir zaman korkmadım ben,
Bir yolu seçiyorsam, sonuna kadar kendimi destekledim hep,
Ama artık istediğim yolu da seçemiyorum,
İstemediğim bir yolda da kendimi destekleyemiyorum.

Dedim ya hep böyleydim ben,
Rahatsız değilsem susarım, ses etmem, izlerim,
Ama iş beni kurcalamaya gelirse dikenlerimi çıkarırım
Kendime dokundurtamam, karakterime dokundurtamam
Yapamam
Anlayın beni
Benim tek gücüm, en kalıcı mirasım bu,
Dimdik durabilmek.
N’olur dokunmayın bana…

Ben dışarıdan çok sert görünebilirim,
Ama bir çoğunmuzda olduğu gibi benim de içimde kırılgan biri var…
Maddi hiçbir şey istemem ben…
Sadece nezaket isterim…
Huzur isterim...
O kadarcık…

Mesela bazen ben de sadece bir kadın olmak isteyebilirim…
Basit, duygusal, kırılgan bir kadın…
Arkamda bir destek hissetmek isteyebilirim.
Güçlü olmak istemeyebilirim.
İşte bütün sorun burada…
Yine bende…

Artık göründüğüm kadar güçlü de değilim zaten ve bunun sorumlusu da ben değilim ne yazık ki...

Ben büyümeyeceğim,
Sizin gibi adam olmak uğruna ruhumu kaybetmeyeceğim,
Sizin gibi olmayacağım...
Ruhumu kaybetmektense,
Onu bu işe hiç alet etmeden günlük yaşam içinde ölüp gitmeyi tercih ederim…


Belki de en iyisi yine 'diken' olmaya devam etmektir... Bıkmadan usanmadan... Kimbilir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder